15 Temmuz’u Unutturmamanın İlk Şartı

TÜRKİYE 14 Temmuz 2017 09:46
Videoyu Aç 15 Temmuz’u Unutturmamanın İlk Şartı
A
a

Asırlar boyunca “ihtilâl”, “inkılâp”, “hall” yahut “taklîb-i hükümet” vesaire gibisinden değişik isimler verilen ve aslında hepsi birer darbe olan dünya kadar hadise yaşadık ama bunların hepsinin ortak bir özelliği vardı: Hedef iktidar idi, masum halk değildi!..15 Temmuz en acımasız darbe girişimi içinde Millet vardı Bu kalkışmaların hiçbirinde 15 Temmuz’da olduğu gibi halka silâh atılmamış, milletin üzerine kurşun ve bomba yağdırılmamıştı...

Asırlar boyunca “ihtilâl”, “inkılâp”, “hall” yahut “taklîb-i hükümet” vesaire gibisinden değişik isimler verilen ve aslında hepsi birer darbe olan dünya kadar hadise yaşadık ama bunların hepsinin ortak bir özelliği vardı: Hedef iktidar idi, masum halk değildi! Bu kalkışmaların hiçbirinde 15 Temmuz’da olduğu gibi halka silâh atılmamış, milletin üzerine kurşun ve bomba yağdırılmamıştı...

15 Temmuz’un fâilleri müesses nizamı devirmeye kalkışmalarının yanı sıra asırlar boyunca riayet edilen bu geleneğe de son verdiler!

15 Temmuz’da yaşananların ve şehidlerin sonraki senelerde unutulmaması için, ulusal çapta bir resmî düzenleme gerekiyor...

Murat Bardakçı

 

15 Temmuz Destanı ve Mahkemeler

Toplumun mahkemelere gitmemesinin ve ilgi göstermemesinin asıl nedeni bu değil. Nedeni bambaşka. Halk, 15 Temmuz'da belki de dünya tarihinde ilk kez, tanklara, F-16'lara çıplak bedenleriyle direnerek bir demokrasi destanı yazdı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bütünleşen siyasi iradesine sahip çıkarak devletini, kurumlarını darbecilere teslim etmedi. O bu görevini yaparak tamamladı. Kuşkusuz bu mücadeleyi hayatının her alanında sürdürmeye de devam ediyor.

Ama halk şunu da biliyor; Ortada güvendiği bir siyasi irade var ve onun başındaki devletinin kurumları da işliyor. Toplum tam da bu nedenle sürecin doğal mecrasında akmasını, FETÖ ile hesaplaşmayı hukuk içinde siyasetin ve kurumların yapmasını istiyor ve bekliyor.

Mahmut Övür

 

Tasfiye Olacaklarını Bildikleri için Darbeye Kalkıştılar, YAŞ’ta Yine Tasfiye Var

Zira 15 Temmuz’un hemen sonrasında Ağustos’ta Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı vardı ve o toplantıda FETÖ’cülerin en azından önemli bir kısmının tasfiye edileceği biliniyordu.

Zaten FETÖ’cü alçakların darbe girişimini hem gün olarak, hem saat olarak öne almalarının nedeni de buydu.

Başbakan Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre, bu yıl YAŞ’ta yine orta kademede var olduğu bilinen FETÖ’cülerin önemli bir kısmı tasfiye edilecek. Bir şey daha olursa sürpriz olmaz. Komuta kademesinin görev süresinin uzatılması.

Hasan Öztürk

 

O Gün Ağlayamayanlar

Birden politize oldu her şey. Siyasiler, sanatçılar, bürokratlar şehit yakınları ve gazilerle poz vermek için yarıştı. Belediyeler, vakıflar, dernekler kendine uygun gördüğü gazileri konuşmacı olarak çağırdı. Orada karşılıklı oturup ağlamadılar. Ağdalı politik bir dille siyasi konuşmalar oldu. Amerika’dan başlayıp, Avrupa’ya, oradan Ortadoğu’ya kadar garip dış politika söylemleri, şehit yakınlarının gözü önünde konuşuldu. Yani biz acıyı konuşamadık.

15 Temmuz’un siyasallaştırılması ve devletleştirilmesi büyük bir tehlike. Zira 15 Temmuz darbeye karşı millet iradesinin tarihimiz boyunca en büyük zaferi.

Kemal Öztürk

 

9'dan 83'e Bir Millet Hala Zinde

98 yıl önce 7'den 70'e kurtuluş mücadelesi veren bu millet, 15 Temmuz'da 9'dan 83'e yeni bir kurtuluş mücadelesi verdi. Ve bur kez daha 'müstevlilerin, dahili ve harici bedhahların' aziz vatana uzanan ellerini kırdı.

Yaklaşık bir asır önceki direnişin manşetini Muhsin Ertuğrul atmıştı: Bir millet uyanıyor! 15 Temmuz, bu uyanış ruhunun hala korunduğunu hala zinde olduğunu gösterdi.

Üstelik onlarca yıldır hamasetle boğulmuş, itibarsızlaştırılmaya, basit bir 'klişe' haline getirilmeye çalışılmış olmasına rağmen... Bu millet bir uyandı pir uyandı.

Mustafa Kartoğlu

 

Kızgın, Üzgün Ama Gururluyuz

Dış dünyada FETÖ ile çalışan çevreler, “Türkiye Rusya eksenine kayıyor” teklifini memnuniyetle kabul ettiler; zira bu durum Türkiye’yi kurtarmak için iyi bir neden olarak görüldü.

Süreci kesintiye uğratan ise, toplumun hesaba katılmaması oldu. Türkiye “kurtarılmaktan” bıkmıştı. Kendisine rağmen kendisi için iyilik yapılmasından yorulmuştu. Bir tank gördüğünde arkasından nelerin geleceğini biliyordu. Hele ki kendi askerinin kendisine silah çekmesinin hiç kabullenilemeyeceği öngörülmedi. Kurumlar direndi, insanlar kendini namluların önüne attı.

Bunları yaşandığı için kızgınız, şehitler verdiğimiz için üzgünüz, direnen bir toplum olduğumuz için gururluyuz.

Beril Dedeoğlu

 

‘Laikçi Nihilizm’: Nereye Kadar...

Türkiye'deki 'elit/ist-laikçi' çevrelerin siyaset inançsızlığı sadece şu son 15 veya 10 yılın hikâyesi midir denirse cevap tabii ki, hayır olacaktır. Bu büyük ölçüde bizim modernleşme serüvenimizin sonucudur. Elit/ist-laikçi çevrenin hiçbir zaman siyasete inanmadığını ve daima ordu odaklı modellerle, en nihayet darbelerle ve bürokratik-militer-elitist tercihlerle ilerlediği kesindir.

Bugünkü Türkiye o yanlış sistemik yapıyı aşıyor. Laikçi nihilizm bu gelişmeyi kendisine ve sınıfsal (?) yapısına bir tehdit olarak algılayıp daha da koyu bir redde sürükleniyor.

Hasan Bülent Kahraman

 

FETÖ’nün ve 15 Temmuz’un Tarihi ve Bugünü...

Bugün bu kanlı faşist örgütün bütün bağlantıları ve amacı açıktadır. Meczup görünümlü ama bir o kadar da tehlikeli olan örgüt lideri Gülen’e yakından bakanlar onun tarihe damgasını vurmuş, insanlık düşmanı faşist liderlerden örneğin bir Hitler’den ya da Mussolini’den çok farklı olmadığını anlayacaklardır. Öfke nöbetleri geçiren, aşırı ajitasyon haliyle yaşayan, sanrılar gören ve nihayet bütün faşist liderler gibi kendisini insan üstü bir varlık olarak telakki eden, tehlikeli ama insanlığın örneğini daha önce gördüğü bir eli kanlı faşisttir Gülen...

Cemil Ertem

 

Darbe Girişiminin Anatomisine Dair (3)

15 Temmuz darbe girişimini diğer darbelerden ayıran hususlardan biri, darbeci askerlerin FETÖ içindeki pozisyonları, örgütün güvenlik kültürü gibi nedenlerden dolayı bazı soruları karar alıcıya asla soramamalarıdır. Özellikle de “darbenin başarılmasının” ardından kurulacak kabinede yer alacak isimler ve muhayyel hükümetin öncelikleri gibi konularda. Hele darbenin siyasi mimarı, karar alıcısı Gülen olunca, onun örgütteki statüsü, etrafında yaratılan efsaneler dikkate alındığında bu husus hiç tartışılamaz bile.

Nihat Ali Özcan

 

15 Temmuz’u Anmanın En Etkin Yolu

Türk siyasi tarihinin kırılma noktası 15 Temmuz’un yıldönümü yaklaşıyor. Bu hafta boyunca o unutulmaz gece ve sonrasını anmak için yüzlerce program yapılacak.

Bir taraftan şehitlerimiz yadedilip, gazilerimize ve ülkenin selametine dua edilirken; diğer taraftan da 15 Temmuz’un planlayıcısı ve uygulayıcısı Fetullahçı Terör Örgütüyle Mücadele’ye ilişkin yorumlar yapılacak.

Zannımca 15 Temmuz’u anmanın en etkin yolu FETÖ’yle en etkin şekilde mücadele etmektir. FETÖ’yle siyasi, polisiye, sosyolojik ve dini mücadele gevşemeden ve belli bir strateji dahilinde yürütülmeye devam edilmeli.

Ufuk Ulutaş

Kaynak : Haber10.com
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

YENİLENEN SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • http://www.hitittv.com Çorum'un Ulusal ve Yerel
  • İnteraktif haber sitesi
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat
4E6FU-Q64F6-ELN9 4E6FU-Q64F6-ELN9